DÖNÜŞEN BİR ARADALIK VE ADİL MEKAN ÜRETİMİ PANELİ
- the spatial just
- 10 Oca
- 3 dakikada okunur
20 Eylül 2025 tarihinde The Spatial J/U/S/T kolektifi olarak, “Dönüşen Bir Aradalık ve Adil Mekân Üretimi” başlığıyla İstanbul Manifaturacılar Sitesi (İMÇ) İmalat-hane Proje
Alanı’nda bir panel gerçekleştirdik. Kolektifimizin birinci yılını geride bıraktığımız bu özel günde, adil mekân üretimi, dayanışma, ekoloji, sanat ve teknolojinin kesişim alanlarını tartıştık.
Bir Yılın Ardından Yeni Bir Başlangıç
2024 yılında kamusal alanlarda adalet, eşitlik, ekoloji ve ütopyalardan ilham alarak kurduğumuz oluşumumuz; J/U/S/T Urban, J/U/S/TBot*, J/U/S/T Memoria, J/U/S/T Harmonia ve J/U/S/T Academy 5.0 başlıkları altında yürüttüğü üretimlerle bir yılını tamamladı.
Yeni sezona ise bu alanları daha derinlemesine tartışacağımız bir panel ve atölye serisiyle başladık. Katılımcıların fikirleriyle şekillenen etkinlik, mekânsal adalet ve “bir aradalık” kavramlarına yeni perspektifler kazandırdı.
1. Oturum: Adil Mekânın Hayali: Aradığınız Sanata Erişilemiyor
Konuklar:
● Gülizar Yaşar — Sanat Tarihçisi, Bağımsız Proje Koordinatörü
● Muratcan Sabuncu — Hukukçu, Kurucu Direktör, YUNT
“Adil Mekânın Hayali: Aradığınız Sanata Erişilemiyor” başlıklı ilk oturumda, sanat tarihçisi Gülizar Yaşar ve hukukçu Muratcan Sabuncu, kültür-sanat alanında kapsayıcılık politikalarını, sanatın mahalle, köy ve kent ölçeğinde erişilebilirliğini ve kamusal alanda sanat üretiminin izleyiciyle kurduğu ilişkiyi tartıştı. Bu oturum, sanatın kime, nasıl ve hangi mekânlar aracılığıyla ulaştığı sorusunu merkeze aldı.
2. Oturum: Dijital Hayaller, Nesnel Gerçekler
Konuklar:
● Duygu Yarımbaş — MSGSÜ, Arş. Gör. Mimar & New Media & Koda Sound Creative Sound Studio
● Sema Alaçam — İTÜ, Doç.Dr., Oyun ve Etkileşim Teknolojileri Program Koordinatörü
İkinci oturum “Dijital Hayaller, Nesnel Gerçekler”, yeni teknolojilerin mekânsal deneyim ve topluluk oluşturma süreçlerindeki rolüne odaklandı. Duygu Yarımbaş ve Sema Alaçam’ın katkılarıyla; katılımcı tasarım, yapay zekâ, XR ve veri görselleştirme gibi araçların “bir aradalık” kavramını nasıl dönüştürdüğü ele alındı. Oturumda, teknolojik hız ve yaratıcılık beklentisiyle etik sorumluluklar arasındaki denge de tartışmaya açıldı.
3. Oturum: Bir Aradalığın Mekânı: Dayanışmanın Dönüştürücü Gücü
Konuklar:
● Aslı Çavuşoğlu — Sanatçı & Yazar
● Evrim Kavcar — MSGSÜ, Doç., Sanatçı & Akademisyen
“Bir Aradalığın Mekânı: Dayanışmanın Dönüştürücü Gücü” başlıklı üçüncü oturumda ise Aslı Çavuşoğlu ve Evrim Kavcar, kolektif üretim modelleri, topluluk merkezli kültür girişimleri ve performans aracılığıyla dayanışma pratikleri üzerine deneyimlerini paylaştı. Bu oturum, mekânın yalnızca tasarlanan değil, birlikte üretilen ve dönüştürülen bir süreç olduğuna işaret etti.
Hayalimdeki Şehir Atölyesi: Ortak Hayallerin Buluştuğu Bir Deneyim
“Dönüşen Bir Aradalık ve Adil Mekân Üretimi” panel programının bir parçası olarak gerçekleştirilen “Hayalimdeki Şehir” atölyesi, katılımcılara kenti hayal etme, ifade etme ve birlikte yeniden kurma deneyimi sundu. Katılımcılar önce kendi iç dünyalarına döndü, ardından ortak bir mekânsal hayal kurma sürecine dahil oldular.
Atölye, katılımcıların bugünkü ruh hallerini ve deneyimlerini yalnızca bir hareket ve bir ses aracılığıyla ifade etmeleri ile başladı. Bu ilk adım, sözcüklere ihtiyaç duymadan ortak bir dil yaratmayı ve mekânsal bir bağ kurmayı mümkün kıldı.
Ardından, her katılımcıdan hayali bir topu ellerinde taşıdıklarını düşünmeleri istendi. Bu toplar herkesin hayal gücüne göre farklı biçimlerde canlandı: kimisinin topu hafifti, kimisinin baloncuk gibi ses çıkarıyordu, kimisinin ise kocaman ve ağır bir yapısı vardı. Katılımcılar bu hayali topları tanıdıktan sonra birbirleriyle değiştirdi ve kendi toplarını yeniden bulmaya çalıştı. Bu egzersiz, bir arada olmanın, paylaşmanın ve başkasının hayalini anlamaya çalışmanın ilk adımını temsil etti.
Hayalden Mekâna: Ortak Kent Kurgusu
Bu etkileşimli başlangıcın ardından, katılımcılar büyük bir kâğıdın etrafında bir araya geldi. Ortada; boyalar, killer, yapraklar, dallar, kozalaklar, meyveler ve çeşitli doğal malzemelerle birlikte 3 boyutlu maket elemanları yer alıyordu. Her katılımcı kendi “hayalindeki şehir” için olmazsa olmaz mekânsal öğeleri üretmeye başladı.
Kimi yeşil alanlar ve parklar kurdu, kimi kolektif yaşam alanları, kimi de hareketi ve sesi temel alan tasarımlar yaptı. Ortaya farklı dünyalardan parçalar çıktı — ama hepsi aynı kâğıtta, yan yana yer aldı.
Birbirinin Alanına Müdahale Etmek
Atölyenin bir sonraki adımı, başka birinin ürettiği alana geçerek müdahalede bulunmaktı. Katılımcılar, birbirlerinin hayal şehirlerine dokundu; eklemeler yaptı, dönüştürdü, yeniden biçimlendirdi. Bu süreç, mekânsal üretimde ortaklaşmanın getirdiği yeni olasılıkları görünür kıldı.
Birlikte Düşünmek ve Hissetmek
Atölyenin sonunda bir tartışma gerçekleştirildi.
Herkes,
“Sen ne hayal ederek yapmıştın?”
“Bir başkası senin alanına müdahale ettiğinde ne hissettin?”
gibi sorular üzerinden üretim süreçlerini ve hislerini paylaştı. Bu paylaşım, bireysel hayallerin bir araya geldiğinde nasıl kolektif bir mekana dönüşebileceğini gösterdi.
“Hayalimdeki Şehir” atölyesi, soyut bir fikir olmaktan çıkarıp dokunulabilir, paylaşılabilir ve tartışılabilir bir ortak üretime dönüştürdü.




Yorumlar